1 Yorum

ÖRF ADET VE GELENEKLERİMİZ

ORTAKÖY’DE GELENEKSEL YAŞAM

GİYİM: Köyümüzde eskiden erkekler (Başlarına; fes,sarık, terlik Üzerlerine; işlik, goynek, don, mintan, süveter, yelek, pantolon Ayaklarına; yün çorap,kıl çorap ve çarık giyerlermiş.) Kadınlar (Başlarına; bürük, yemeni, atkı Üzerlerine; goynek, don, entare, fistan, yelek, tuman Ayaklarına; yün çorap, kıl çorap ve çarık giyerlermiş.) Günümüzde  ise erkekler; şapka, atlet, fanila, gömlek, yelek, ceket, gocuk, pardüsü, pantolon, lastik ve ayakkabı giymekmektedir. Kadınlar eşarp, bürük, bulüz, etek, pantolon, pijama, yelek, lastik ve ayakkabı giymekmektedir. Günümüzde genelde sade ve rahat edilebilecek giysiler giyilmektedir. Düğün bayram gibi özel günlerde ise özel elbiseler giymeye dikkat edilmektedir. 

KIZ İSTEME: Evlilik çağına gelmiş oğlu olan aile kız aramaya başlar. Kız arama işine kendisiyle evlenilmesi dinen caiz olan en yakın akrabalardan başlanılır. Şayet, akrabalardan aranan şartlarda bir kız bulunamaz ise akraba dışından kız aranmaya başlanır. Kimi zaman da köy dışından kız aranır. Eskiden evliliklerde kız ve oğlana cevap hakkı tanınmazdı .Günümüzde artık kız ve oğlanın onaylamadığı evlilikler olmamaktadır. Kız arama işi, tamamlanıp, bir kızda karar kılınmış ise, dünür gitmeden önce, Kız istemeye oğlan tarafı yakınlarından sözü geçen birisini, talip olunan kızın ailesine gonderir. Oğlan tarafının kızlarını istediklerini dünürlük düşündüklerini kız tarafına söyler. Alacağı cevap olumlu olursa sıra; oğlan tarafının dost ve akrabalarından oluşan bir heyetle, kız tarafına dünür gitmeye gelmiştir.

DÜNÜR GİTME: İlk önce dünür gidecek dünürcü heyeti oluşturulur. Dünür gitmeye anne ,baba ve yakın akrabalardan birkaç kişi ile aile büyüklerinden biri yada köyde sözü geçen tanınmış biri alınarak kız evine gidilir. Giderken dünürcü heyeti çeşitli hediyeler götürmeyi de ihmal etmez. Hoşbeş ve kısa sohbetten sonra dünürcü heyetindeki oğlan babası yada önceden belirlenmiş söz alacak kişi konuyu açar ve dünürlük anar. Allah’ın emri Peygamber Efendimizin kavliyle oğlumuza kızınızı istiyoruz denir. Kız tarafı araştırarak  ne karar vereceğini önceden belirlemiştir zaten. Anılan dünürlük talebi karşısında  sonuç olumlu ise, ALLAH yazdıysa ne diyelim hayırlısı olur inşallah diyerek, dünürlük işinin gerçekleşeceği belirtilmiş olur. Sonuç olumlu değilse, biraz düşünüp- taşınmak gerekiyorsa,  biraz müsaade edin eşimize dostumuza soralım diyerek, dünürlük işi başka bir güne ertelenir. Bazen de, kısmetinizi başka kapıda arayın denilerek dünürlük işi reddedilir. Dünürcü heyeti olumlu cevabını alınca, sıra diğer şartların konuşulmasına gelir. Günümüzde pek olmasa da eskiden önem arzeden konu, şüphesiz “Başlık Parası” veya “Süt Hakkı dır. Bazen de “Kardeş Yolu” dur. Başlık parası veya süt hakkı alındığı takdirde, “Çeviz Düzme” işi, kız tarafınca gerçekleştirilirdi. Son yıllarda ise, özellikle 1990 lı yıllardan sonra çeyiz düzme işleri tamamıyla erkek tarafından gerçekleştirilmektedir.

SÖZ KESME: Kız ve oğlanın evlendiğini duyurmak için yapılan Söz kesme yani yüzük takma adeti çoğu zaman nişan töreni ile birlikte gerçekleştirilir. Kız evine giderek yapılan söz kesme adetine eş dost ve yakın akrabalar katılır. Hep birlikte kız tarafına gidilir giderken oğlan tarafının hazırladığı şerbet de götürülür ve dualar eşliğinde açılan şerbet hep birlikte içilir. Kız tarafı da hazırlıklıdır yemek ikramına geçilir ve yemek yenir. Verilen bu yemek ikramı için oğlan tarafı önceden geçici göndermiştir yani keçi ve koyundan oluşan etlik  gönderilmiştir. Bu keçiyi kız tarafına götüren kişiye Keçici denir. Bu aşamada, Oğlan tarafının gelin kıza taktığı takı ve diğer hediyelere karşılık olarak ilişkileri güçlendirmek amacıyla kız tarafı oluşturulan bir heyetle oğlan tarafına heybe gönderir. Günümüzde bu adetler pek kalmamıştır. Son yıllarda nişan törenleri düğün törenleriyle  birleştirilmiş durumdadır.

 NİŞAN TÖRENİ: Söz kesme adetinde tarihi belirlenmiş olan nişan töreni için bir hafta önceden köy okunur Akdağ ve çevre köylerde okunur. Köy okuma lokumla olur diğer yerlere davetiye gönderilir. Nişan törenleri kız evinde olur, evin önünde veye kız tarafının belirlediği yerde yapılır. Erkek tarafı toplanarak kız evine gider. Kız tarafı gelen misafirlere Bisküvi lokum ve çerez ikram eder. Eskiden davul zurna ile olan nişan törenleri günümüzde orkestra ile yapılmaktadır. Orkestrayı erkek tarafı tutar. Kızlar ayrı erkekler ayrı olarak halaylar çekilir, oyunlar oynanır. Nişanlık elbiselerini giyen damat ve geline yüzükleri takılır. Damat ve gelin beraber misafirlerin elini öperler.Takı merasimi yapılır ve nişan töreni sona erer.

DÜĞÜN TÖRENİ: Düğünler köyümüzün en coşkulu günleridir. Eskiden köyümüzde düğünler bir hafta sürermiş günümüzde ise Cuma, Cumartesi ve Pazar olmak üzere üç gün sürmektedir. Eskiden davul zurna ile yapılan düğünler günümüzde hem davul zurna hemde orkestra eşliğinde yapılıyor. Bir hafta öncesinden düğün hazırlıkları başlar  düğün yemekleri hazırlanır. Perşembe günü gündüz erkek tarafından bir kişi kız tarafından bir kişi ile birlikte lokum ve şekerle köyü okurlar (düğüne davet ederler). Aynı şekilde çevre köyler ve Akdağmadeni de okunur. Günümüzde artık sadece köy lokum ve şekerle okunmaktadır diğer yerlere davetiye verilir. Perşembe günü akşam düğün sahibinin evine gidilir. Düğün Kâhyası ve kahveci gibi düğünde sorumluluk alacak kişiler belirlenir. Bayrak Dikme: Cuma günü öğle vaktine kadar daha önceden ormandan getirilmiş düzgün, ince ve uzun çam (Cerek) ağaçları birbirine eklenerek çivilenir ve iple bağlanır. cereğin en uç bölümüne yeni alınan Türk Bayrağı takılır iple bağlanır. Cereğin sivritilen en uç kısmına ise elma yada o mevsimde ne varsa takılır artık bayrak direği hazırdır. Cuma namazından sonra köydeki tüm gençler çikolatayla okunur yani bayrak dikmeye davet edilir. Düğün olacak evin önünde toplanılır. Evin önünde bayrak dikilecek yer belirlendikten sonra kazmayla kazılır kazılan çukura yeni alınmış bir kilit kilitlenip konur anahtarı sadıça verilir.  Bayrak direği gençlerin yardımıyla kaldırılarak salavatlarla dualarla açılan bu çukura dikilir. Böylece düğün başlamış olur. Gençler hemen halaya başlar halaylar çekilir oyunlar oynanır. halay aralarında kahve yapılıp ikram edilir, sigara tutulur, çerez dağıtılır. Köy odalarında özellikle akşamları kızlar için düğün evi erkekler için düğün odası hazırlanır. Halaylar oyunlar ve farklı  eğlence şekilleriyle insanlar eğlenir, yemekler ikram edilir, kaynatılan kahve fincanlarla verilir, sigara tutulur. Cumartesi günü gündüz damat(güva) ve gelin  yıkama(çimdirme) adeti yapılır.(Gelin,Güva çimdirme) Önce damat yıkanır damadın yakın akrabalarının birinin evi veya arkadaşlarından birinin evi hazırlanır damat orada yıkanır. Damat yıkanırken soğuk su dökülür, başka şakalarda yapılır bu arada dışarıda gençler halay çeker oyun oynarlar gençlere bisküvi, lokum ve çerez ikram edilir. Kız tarfından gelen giysileri ve damatlığını giyer ve çıkar. Davul zurna eşliğinde yürüyerek gençler tarafından selavatlar getirilerek tekrar düğün evine gelinir. Gelin de aynı şekilde yakın akrabası veya arkadaşlarının birinin evinde yıkanır erkeklerde olan adetlerin çoğu burada da yapılır. Erkek tarfından gelen giysileri gelin giyer ve genç kızlarla birlikte davul zurna eşliğinde yürüyerek kız evine gider. Bundan sonra damadın ve gelinin yanında sağdıçları bulunur. Damadı kaçırma, ayakkabısını saklama ve suya basma adetleri vardır. Karşılığında maddi müeyyideler uygulanır. Cumartesi günü akşam kız tarafında kına  gecesi olur. Davul zurna o gece kız tarfına aittir. Kadınlar tarafından geline kına yakılır, annesi tarafından ağıtlar yakılır gelin ağlatılır. Dışarıda da halaylar çekilir oyunlar oynanır. Gelin ve kız arkadaşları sabaha kadar uyumazlar gelin le birlikte dururlar. Gelin Alma:Pazar günü sabah davulcu ve zurnacı, komşu ve yakın akraba kapılarını dolaşarak nöbet çalar. (Bu nöbet çalma  Cumartesi günü sabah ta yapılır) Düğün evinin önünde gelin almaya gidecek gelin alayı toplanır, konvoylarla birlikte gelin almaya gidilir. Kız tarafı düğün konvoyunun önünü keser ve düğün kahyasına soru sorar soruyu bilirse konvoyun önü açılır bilemezse maddi müeyyide uygulanır. Konvoy gelini çeyiziyle birlikte alır damat evine getirir. Gelin arabadan inmeden takı merasimi olur. Köyün imamı tarafından dua yapıldıktan sonra gelini damat arabadan çıkartır. Birgün önce sağdıçla beraber hazırlayıp ceketinin sağ cebine doldurduğu bozuk paraları eve girerken sağ eliyle arkasındaki topluluğun üzerine atar. Atılan paraları özellikle çocuklar kapmak için yarışır. Gelin evin kapısından içeri girerken (eşikten geçerken) şişe kırılır,tüm kötülükler, kötü huylar kırılısın, dökülsün dışarıda kalsın denmiş olur. Ayrıca gelinin sağ avucunun içine bal ve yağ  konur gelin eşikten geçerken bal ve yağı kapının üst kısmına sürüp girer, eviyle, eşiyle yağlı,ballı olsun anlamındadır. İçeride gelin ve damatı davul zurna eşliğinde oynatırlar ve damat evden sağdıçla beraber çıkar. Ardından bayrak kapma yarışı başlar. Bayrak direği sökülür devrilen bayrak direğinin ucundaki bayrağı gençlerden kim önce kaparsa  damat tarafından parayla ödüllendirilir. Aynı şekilde direğin dibine kilitlenip konan  kilidide kim alırsa onada para verilir. Düğün yerindeki insanların yavaş, yavaş dağılmasıyla düğün sona erer. Fakat damat(güva) ve sağdıç akşam yatsı namazına kadar eve pek gelmezler kahvehanede veya dışarıda gezerler sağdıçın evinde dururlar yemek yerler. Yatsı namazından sonra köyün  imamı çağrılır ev halkı ve damadın arkadaşları hep beraber dua ettikten sonra, damat(güva) sırtı yumruklanarak eve sokulur. O gece eve kimse girmez ev halkı o gece akrabalarda kalır. sağdıç arada bir gelir evi kontrol eder.

KEKİL KESME: Düğün bittikten bir gün sonra (Pazartesi günü) kadınlar (yakın akraba eş dost) toplanır, kekil kesme adeti yapılır. Selavatlarla gelinin tacı açılarak saçı taranır, saçının ön tarfından kekil kesilir. Kesilen kekili orada bulunan erkek çocuklardan birisi alır, daha sonra  kekili damata vererek para alır. Gelin kekili kesildikten sonra yaşmağını çalar ve uzun bir süre yaşmaklı olarak gelinlik yapar. 

—————————————————————————————————————————————————————————-

BULGUR ÇEKME: Köyümüzün adetlerinden bir tanesi de günümüzde pek yapılmasa da önceleri devamlı yapılan, köyümüz mutfağını oluşturan bulgur ve düğ hazırlamak olan bulgur çekme adetidir. Bulgur çektirecek ev ilk önce büyük kazanlara su koyarak evinde seçtiği en iyi ve kaliteli buğdayları kazanlara doldurur ve altına ateş yakılarak kaynatılır. Haşlanan ve şişen buğdaya da hedik denir. İyice haşlanan ve şişen buğdaylar yani hedikler kazanlardan alınarak yere serilen çul yada naylonlar üzerinde kurutulur iyice kuruyan buğdaylar artık bulgur taşında çekmeye hazır hale gelmiş olur. Toplanarak seklem, torba veya çuvallara doldurulur ve eve götürülür. Bulgur çektirecek evin genç kızı varsa genç kızları toplar, genç oğlu varsa erkekleri toplar bulgur çekmeye davet eder. Bulgur çekme akşam başlar sabaha kadar bulgur bitene kadar sürer acıkınca yemek yenir. Bulgur taşında gençler türkü, şarkı, mani söyleyerek, sini sararak(birbirlerine kız yada erkek yakarak) eğlenerek bulgur çekerler.

DİNİ BAYRAMLARIMIZ : Dini bayramlarımız ramazan ve kurban bayramlarıdır. Ramazan ve kurban bayramlarının arefe günü veya birkaç gün öncesinden bayramda yenmek üzere; Tatlı, Sütlü, Börek, Köfte, Sarma gibi yemekler hazırlanır. Bayramlık elbise alınır. Eve gelenlere  ikram için ve özellikle şeker toplamaya gelecek çocuklara şeker ve çikolata çeşitleri alınır. Bayram sabahı herkes temiz ve güzel elbiselerini giyerler. Bayram namazına gidilir namazın ardından topluca aşşağı harmana inilir ve topluca bayramlaşılır. Köy imamı tarafından Kur’an okunarak dua edilir. Duanın ardından köy odası olan sülaleler odalarına, olmayanlar evlerine bayram yemeğine geçer. Odalarda ve evlerde yemekler yenir tekrar bayramlaşılır. Mezarlığımıza gidilir ve mezarlar ziyaret edilir Fatihalar okunarak dualar edilir.  Daha sonra bayramlaşma ziyaretleri başlar. Akraba ve hastalar var ise hastalar ziyaret edilir. Özellikle küçük çocuklar gruplar oluşturarak ev ev dolaşarak el öpüp şeker toplarlar. Nişanlı oğlu veya kızı olanlar gelin ve damata bayramlık götürürler.

MİLLİ BAYRAMLARIMIZ : Köyümüzde kutlanan milli bayramlar  23 Nisan Çocuk Bayramı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramlarıdır. Ortaköy İlkokulu bahçesinde kutlanır. Okul öğretmenleri ve öğrencilerinin hazırladığı kutlama programına köy halkı da seyirci olarak katılır. Öğretmenler konuşmalarını yapar öğrenciler şiirlerini okurlar folklor ekibi halaylarını çeker  piyes ve tiyatro gösterisi ile bayram sona erer.

OYUNLARIMIZ: Sekmenti, Dalli, Zımba, Hodah, Yerden yüksek, Dokuz taş,Yüzük saklama, Sinsin oyunu, Sinebitli, Kömmeçelik, Çelikçomak, Arabiti, Körebe , Sobe, Ayıkurt, Uzun Eşşek, İp atlama, Gayiş saklama 

HALAYLARIMIZ: Ağırlama halayı, Trakya halayı, Bitlis halayı, Gelin halayı, Kartal halayı, Sallangel halayı, Temira halayı, Sarıkız halayı , Üçayak halayı, Jandarma halayı, Hoşbilezik, Deliloy, Şeker halayı

ASKER UĞURLAMA: Vatani görevini yapmak üzere askere gidecek gençler. 15-20 gün öncesinden yakın akrabası ve arkadaşları tarafından  eve çağırılır özel yemekler hazırlanarak askere gidecek gençlere ikramda bulunulur ve harçlık verilir. Sülüslerini alan askere gidecek gençler işe güce bakmazlar grup halinde gezerler. Son zamanlarda köyümüzde asker eğlencesi düzenlenmeye başlamıştır. Askere gidecek gençler parasını ortak vererek davul, zurna veya orkestra tutarlar. Ortaköy İlköğretim Okulunun bahçesinde eğlence düzenlenir eğlenceye köy halkı da katılır. Askere gidecek gençler, gidecekleri gün sabah Aşşağı harman’a inerler eş, dost, yakın akraba ve köy halkı da harmanda toplanır . Yapılan duaların ardından vedalaşarak arabalara binen gençler köyden uğurlanır arkalarından da su dökülür. 

CENAZE TÖRENİ:  Köyümüzde ölüm olayı olduğunda herkes el ele verir, küslükler unutulur ve üzüntüler paylaşılır. Cenaze olduğunu köy imamı cami hoparlöründen Sela vererek selanın ardından da köyümüzden felan kişi vefat etmiştir Allah rahmet eylesin diyerek herkese duyurur. Bir yandan da defin işlemleri sürdürülür görev dağılımı yapılır. Bu arada ölen kişinin uzak yerlerdeki yakınlarının gelmesi için hemen haber gönderilr. Gençler mezarlığa giderek mezarı göbek derinliğinde hep beraber kazarlar. Cenaze evinin önüne kurulan büyük kazanlarla su kaynatılarak cenaze yıkanır. Cenazeyi köy imamı ölen kişinin en yakınlarıyla birlikte yıkar. Cenaze evin önünde yıkandıktan sonra, Aşşağı harmandaki musalla taşına  getirilir. Toplu halde kılınan cenaze namazının ardından helallik istenir ve tabut omuzlara alınarak mezarlığa geçilir. İmamın eşiğinde okunan Kur’an ve dualarla canaze defnedilir.  Cenazenin ardından eğlence ve düğünler mümkün olduğu kadar yapılmaz. Bir hafta boyunca cenaze evine yemek götürülür.

SÜNNET DÜĞÜNÜ: Köyümüzde sünnet düğünleri eskiden topluca yapılırdı. Sünnetçiler Yaz aylarında abdallar, köçekler eşliğinde köy köy dolaşır  köyde sünnet olmamış sünnet çağındaki çocukları topluca sünnet ederlerdi. Sünnetçi tarafından Sünnet gerçekleştirilrken köçekler dışarıda oyun oynar gösterilerini yapar köylüleri eğlendirirdi. Günümüzde sünnet edilecek çocuklar Akdağmadeni’nde veya Yozgat’taki hastanelerde sünnet yaptırıldıktan sonra köyde sünnet düğünü düzenleniyor. Bazen orkestra tutuluyor eğleniliyor gelen misafirlere pide ayran tatlı ikram ediliyor. Çocuk için hazırlanan oda ve yatak süslenip sünnet kıyafeti giyinen çocuğa gelen misafirlerin takılarını ve hediyelerini vermesiyle düğün sona eriyor. 

HACCA GİTME:

HELVA BULAMA:

MEVLİT OKUTMA:

BULGUR (HEDİK) KAYNATMA: Köyümüzde, bulgur kaynatma geleneği vardır. Buna, bazen hedik kaynatma geleneği da deriz. Diğerleri gibi bu gelenek de yavaş yavaş terk edilmekte, artık her kes bulgur ihtiyacını hedik kaynatarak değil, hazır marketten satın alarak karşılamaktadır. Hedik kaynatma, hasat-harman mevsiminden sonra, genelde Ağustos-Eylül aylarında yapılır. Bu amaçla en çok iri ve sert taneli, protein oranı yüksek buğday tohumları tercih edilir. Buğday tohumlar önce iyice yıkanır. Yıkanan buğdaylar, içi kalaylı büyük bakır kazanlarda kaynatılır. Yenebilecek kıvama gelmiş, haşlanmış buğdaya ‘Hedik’ denir. Hedik, ayrıca çerez niyetine tas tas diğer köylülere dağıtılır.

Hedik, daha sonra dam başlarında kilim veya çullar üzerine serilir. Burada güneş altında iyice kurutulur. Kurutulan hedik, bir miktar suyla ıslatıldıktan sonra Seten yada Sohu’da dövülerek öğütülür. Öğütülen bulgur, tekrar serilerek kurutulur. Kuruyan öğütülmüş bulgur, rüzgârlı bir havada halburlarla savrularak iyice kepeğinden ayrılır. Daha sonra elekten geçirilerek düğ ve bulgur elde edilir. Kurutulduktan sonra temizlenip elenen bulgur, tekrar çuvallara doldurularak evin rutubet ve nem almayan un damına  konur. Elde edilmesi bu kadar zahmetli olan bulgur, tereyağı ve mercimekle birlikte bulgur pilavına dönüştürüldüğünde, kendine has tadı ve lezzeti ile çekilen bütün zahmete fazlasıyla değmektedir. Bulgur pilavı, köylerimizdeki mutfakların vazgeçilmez menüsüdür.

DAVAR YÜZÜ GEZME :

KOÇ KATIMI:

 

Reklamlar

One comment on “ÖRF ADET VE GELENEKLERİMİZ

  1. Kıymetli Ortaköylüler bilmediğimiz, eksik olan veya yanlış bilgi varsa lütfen yorum olarak belirtin düzeltelim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: